12 Ocak 2009 Pazartesi

Goran !

Pandev yine ne kadar kaliteli,ne kadar yetenekli ne kadar iş bitirici, ne kadar büyük bi topçu olduğunu gösterdi.Deplasmanda 3 puanı Reggina'dan aldı Delio Rossi'nin cebine koydu.Lazio'da 3 maç iyi oynayanın Milano takımlarına uçtuğu dönemde o hala takımda.Umarım o da paranın peşine düşmez ve Lazio'nun bayrak adamlarından biri olur.
Zarate'yi de es geçmemek lazım.2 golde evlere servis yapar gibi asist yapmış.Rocchi-Pandev-Zarate 3lüsünün aynı anda oynayabildiğini ve takımın kazanabildiğini görmek sevindirici.

Bu da Reggina maçının golleri.(Ömerciğime teşekkürlerimle)



10 Ocak 2009 Cumartesi

Che Portiere! - Tim Howard

Pek sevmem kendisini,Emre Newcastle'da iken ırkçılık suçlamalarında çocuk gibi zırlamıştı.Ama MetroStars'da ve Man.Utd'daki ilk sezonunda çok başarılıydı.Hatta dünyada ilk 10 isimden biri olarak bile sayılabilirdi.Şimdilerde Everton'da kendini tekrar kanıtlama peşinde.


8 Ocak 2009 Perşembe

Transfer söylentileri 3

Man.City Buffon için Juventus'a yine bir teklif götürmüş.Rakam aynı fakat bu sefer Buffon ile beraber Trezeguet'e de talip olmuşlar.Mansour bin Zayed Al Nahyan isimli arap abimiz Buffon için 75 milyon euro Trezeguet için de 22 milyon euro önermişler.

Atletico Madrid ve Getafe Celtic kalecisi Artur Boruc için kapışıyormuş.Atletico bu sezon Coupet'den çok çekti,yeni kaleci arıyorlar.Getafe kalecisi Abbondanzieri'de Boca'ya geri dönecek.Boruc için biçilen bonservis bedeli 9 milyon euro.

Tigre'nin Apertura'da kafaya oynamasında büyük katkısı olan Daniel Islas takımından teklif bekliyormuş.Tigre'de mutlu olduğunu fakat teklifin niteliğine göre başka klüplere de gidebileceğini söylemiş.Bence Avrupa'da üst düzey liglerde rahatlıkla forma giyebilir.Yaşlı gösteriyor biraz saçlar dökülmüş falan ama 30unda şu an,en olgun döneminde yani.

Geçen sezon Parma forması altında futbolu bırakan 39 yaşındaki kaleci Luca Bucci futbola geri döneceğini açıkladı.Hemde AS Roma forması altında.Spalletti takımında Doni ve Arthur'a alternatif bulunmasını istemiş.Hayırlısı olsun.

Yine bir veteran kaleci haberi.Ballotta'nın rekoruna göz diktiğini düşündüğüm 41 yaşındaki Fontana ile Parma ilgileniyormuş.Ayrıca Fontana'ya Roma'nın da talip olduğu söyleniyormuş.Fakat Palermo başkanı Maurizio Zamparini Fontana ile ilgili sadece Parma'dan haberdar olduklarını,Roma'nın bu tarz bir girişimi olmadığını açıkladı.

Che portiere! - Oliver Kahn

Aklımda vardı ne zamandır bu tarz videoları bloga eklemek.Enis'in (Cornholio) gaz vermesiyle harekete geçtim.Oliver Kahn ile başlayalım.Alman kaleciyi saygı ile analım.Ahada Oliver Kahn.



7 Ocak 2009 Çarşamba

Başa dönüyoruz

Yerli kaleci hususunda hep endişeler vardır.Klişedir hatta."Yerli kaleci oynatmalıyız,yerli kalecilere değer vermeliyiz,genç yerli kalecilere şans tanımalıyız hede hödö..." hatta arkasından da hep aynı örnek verilir dimi ; Bak Casillas'a 19 yaşında Real Madrid'in kalesine geçirdiler." Bu tarz endişeleri olan futbol insanları daha da tırssınlar diyorum.Neden mi?

Galatasaray.Kalesini ben bildim bileli yabancı kalecilere vermeden rahat edemez.Ağzı ile kuş tutan kalecinin pasaportunda T.C yazıyor ise Galatasaray kalesinde yeri yoktur.O açıdan Galatasaray'dan yerli kaleci beklentim yok.Aykut'u Orkun'u da zayi sayıyoruz o yüzden.

Trabzonspor.Belli bir kaleci geleneği yok Trabzon'un.Bir ara Akçaabat'tan alıp oynatmak modaydı.O da geldi geçti.Milosevski,Petkovic,Jefferson,Sylva derken onlarda yabancıya alıştı.Tolga Zengin,Ahmet Şahin neyse de Onur'u klübeye mahkum etmeleri fena oldu.

Beşiktaş.Kalecide istikrarı sağlayamayan başka bir Türk klübü yoktur.Son 5-6 yılda Beşiktaş kalesinde Shorunmu,Myhre, Asper,Krajer,Cordoba,Runje olmak üzere tam 6 yabancı kaleci gördü bu gözler.Bunların arkasında harcananlara da bi bakalım; Fevzi,Göksel,Murat Şahin,Ramazan Kurşunlu,Volkan Ünlü.5 adet yerliyi de Beşiktaş kurban etmiş.Liverpool'de 8 yiyen Hakan'ı da günah keçisi yaptılar.Hakan artık ne yapsa ne etse herkezin aklına o 8 gelecek.O da kayıp yani.Olsun sağolsunlar.

Fenerbahçe.Yıllar yılı milli takım kalecileri açıklanırken ilk sırada hep ya Engin (Fenerbahçe) ya da Rüştü (Fenerbahçe) görürdük.Volkan'a da alışmak üzereyken Fenerbahçe'de geleneğini bozma peşine düştü.Bu sezon sonunda muhtemelen bir yabancı kaleciyi bağlamış olacaklar.Volkan Demirel klübede pinekler mi yoksa tası tarağı toplayıp başka takıma mı gider bilemiyorum.Gerçi Fenerbahçe'den ayrılıp yüzü gülen kaleci de gelmiyor aklıma.Engin Dardanelspor'a gitti 2 sene sonra futbolu bıraktı,Rüştü Barcelona'ya gitti anca toparladı kendini,Serdar Kulbilge Kocaeli'ye gitti,küme düşüyor şimdi.

Büyük klüpler yıllar yılı kaleci yetiştirmek şöyle dursun potansiyeli olanları da alıp çürütmekten başka birşey yapmamışlar.Üstelik oynar durumda olan yerli kalecileri de artık yabancıları ile değiştirmeye başladılar.Durum vahim.Milli takım kalesinin özel maçlar hariç büyük takımların dışındaki takımlarının kalecileri tarafından korunduğunu hatırlamıyorum.Yaş itibari ile hatırlamıyor olabilirim,varsa bilenler not olarak eklesin.Anadolu takımları kalecilerini küçümsediğimden yada yetersiz gördüğümden değil.Fakat bu ülkede üst düzey uluslararası maçları oynama şansı olan takımlar bu 4 büyük takım ve onların kalecileri.

Milli takımın oynadığı son maç Avustuya ile hazırlık maçı.Kadroda 2 kaleci var.Volkan Demirel ve Cenk Gönen.Dünya Kupası Elemelerinde bunlara bir de Serkan Kırıntılı eklenecektir.Volkan dışında bu 2 arkadaşın henüz milli forma ile maçı yok.Klüp bazında oynadıkları tek bir uluslararası maç yok.Ve Milli takımın önünde 2 adet İspanya maçı var.O maçlara doğru bu kaleci sorununun gündeme geleceğini tahmin ediyorum.Zira o maçlar Nisan ayında.Yani transfer haberlerinin,"o geliyormuş bu gidicekmiş,şunu alırlar,bunu gönderirler" söylentilerinin futbolcuları en kıllandırdığı dönem.Volkan kendi yerini kaptırma korkusundayken bu 2 gençte büyük klüplere gidebilme heyecanında olacaklar.Milli takımı bıraktığını açıklayan Rüştü; İhtiyaç olursa boynumuz kıldan ince demişti.Allah razı olsun.Belki İspanya maçında gözünde kömür tozu ile çıkıverir sahaya.Belli mi olur?

Sadece İspanya maçı için de değil,elemeler boyunca ve hatta büyük klüplerin yerli kalecilere bu kıyımı devam ettikçe milli takımın kaleci sıkıntısı bitecek gibi görünmüyor.

6 Ocak 2009 Salı

12 - Aykut Erçetin

Galatasaray'a 2003 sezonunda devre arası kampında katılmıştı Aykut.Aslında o zamana kadar kimse adını duymamıştı ama o U17 milli takımdan başlayarak U21 milli takıma kadar tüm yaş kategorilerinde kadroya çağırılan bir kaleciydi.

Fatih Terim o sezonda mağlup oldukları bir maçın ardından “Bir yandan yarışma içinde olup, diğer yandan kabuk değiştirirseniz böyle mağlubiyetlerle karşı karşıya kalırsınız.” şeklinde bir açıklama getirmişti takımın kötü gidişine. Belki de 1 sezon daha takımın başında kalabilseydi o değişim içerisinde kaleye Aykut Erçetin geçecekti.Tam da zamanıydı zira takımın kalesini o ana kadar başarı ile koruyan Mondragon taraftar ile sorun yaşamış,adı da sık sık Beşiktaş ile anılır olmuştu.Fakat olmadı.Fatih Terim'in gidişi ve Mondragon'un sözleşme yenilemesi ile Aykut yine yedek adam durumuna düştü.

Ne Hagi ne Gerets Mondragonu kesip kaleyi yavaş yavaş Aykut'a devretmeyi başaramadı.O zamana kadar Galatasaray'da herkes Mondragon'un arkasında bekleyen çok yetenekli bir yedek kalecileri olduğunu düşünüyordu.Ta ki Fenerbahçe ile Kadıköy'de oynanan Türkiye Kupası maçına kadar.Gerets o sezon kupa karşılaşmalarında kalede Aykut'u oynatacağını açıklamıştı.O maça kadar da tüm maçlarda Aykut kaledeydi.1-1 giden maçın sonlarında doğru Alex'ten yediği frikik golü Aykut'u başladı noktaya döndürdü.Bu maçın rövanşında da kalede Mondragon'un tercih edilmesi ile kendine duyulan güvensizlik tavan yaptı.

Gerets'in kovulması,Mondragon'un Köln'e geçmesi ile kale ona kalacak gibiydi.Hatta Feldkamp'ın da gelmesi ile Alman ekolünden yetişme olduğu için ilk 11'de mutlaka yer alacak diye düşünülürken yönetim Erciyesspor'da başarılı bir sezon geçiren Orkun Usak'ı transfer etti.Yedek kalmayı yine sindirebilen Aykut B.Leverkusen maçında Orkun'un adeta yumurtlaması ile kaleyi tekrar aldı.Sezon sonuna kadar bana göre son 5 yılda Türk kaleciler arasında en iyi performansı sergiledi.Takımı onun oynadığı ve uzun süre gol yemediği son 10 lig maçını kazanarak şampiyon oldu.

Rüştü'nün Euro2008'den sonra milli takımı bırakması,Volkan Demirel'in sabıka defterinin git gide kabarması ile bence milli takım kalesi için 1 numaralı adaydı.

Bu zamana kadar yerli kalecilerin hiç birinde görülmemiş bi atletikliği var.Refleksleri,pozisyon takipçiliği gayet iyi.Ayrıca bildiği bir kaç yabancı dille de savunma oyuncuları ile iyi anlaşabiliyor.Üstelik milli takımın başında da onu Türkiye'ye getiren Fatih Terim ve onu çok iyi tanıyan kaleci antrenörü Eser Özaltındere var.Fakat tüm bu artıları onu ne Galatasaray ne de milli takım kalesine geçirmeye yetmedi.Galatasaray yönetimi genç oyuncularına gösterdiği sonsuz sabrı genç kalecilerine yine gösteremedi ve De Sanctis'i transfer etti.
De Sanctis'in gelişi ile hazırlık kampından başlamak üzere bir çok maçta hatalı goller yedi.Yönetim ve taraftarın gözünden düştüğü maç ise Ali Sami Yen'de oynanan Steaua maçı oldu.

De Sanctis şu an Galatasaray'da kiralık ve bonservisinin alınabilmesi için Udinese-Sevilla klüpleri arasındaki sorunun FIFA nezdinde çözülmesi gerekiyor.Ama Galatasaray ne olursa olsun De Sanctis'de ısrarcı.Bu durumda klüpte kalması halinde Aykut yine yedek kalacak.Üstelik 12 numara için bile Orkun ile mücadele etmek zorunda.Yaşı 27 ve 6 sezondur bulunduğu Türkiye'de sadece 44 maça çıkabildi.Devamlı oynayabileceği bir klübe gitmesse Hayrettin Demirbaş ve Nezih Ali Boloğlu gibi müzmin yedek kaleci olarak kariyerini Galatasaray'da noktalar.Süreklilik sağladığı halde ise milli takımın 3 kalecisinden de daha faydalı olur.

Transfer Söylentileri 2

Newcastle Shay Given'ın ayrılması durumunda Celtic'in Polonyalı kalecisi Artur Boruc'u transfer etmek istiyormuş.

Sezon sonu Espanyol ile sözleşmesi sona erecek olan Kameni için Fulham'da devreye girmiş.Kameni'nin bir kaç gün önce Espanyol taraftarları ile kavga etmesi ile sezon sonunda takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Tottenham menajeri Harry Redknapp Portsmouth'un tecrübeli kalecisi David James'e transfer teklifinde bulunmadıklarını söylemiş.Devre arası transfer döneminin başından beri kaleci Gomes'in PSV'ye geri dönmesi olasılığına karşı Tottenham kaleci arayışındaydı.

5 Ocak 2009 Pazartesi

Bedük

Bedük isimli kel ve sakallı arkadaş güzel bi albüm yapmış adı da Even Better.Bu tarzda ilk defa bir Türk sanatçı dinliyorum ben açıkçası.Hande Yener de bundan bi önceki albümünde bu tarz elektronik bi sesle şaşırtmıştı ama Bedük olayın hakkını tamamen vererek yapmış.Automatic'e de bir klip çekmiş,çok orjinal.1992 kayıdı olarak VHS kamerayla bildiğin düğün salonunda sıradan bir düğünü çeker gibi çekmişler.Kolbastı oynayan arkadaşlar elektro müzikle uyum sağlamışlar.Değişik olmuş.

4 Ocak 2009 Pazar

Süpriz

Juventus'un sakat kalecisi Buffon takımının şampiyonluk şansını değerlendirmiş."İnter'e saygımız sonsuz,bu aralar en iyi futbolu onlar oynuyor" demiş.Ama yine de kendilerinin de şampiyonluk şansı olduğunu söyleyip "Eğer hep en iyiler kazansaydı Brezilya'nın 30 tane Dünya Kupası olurdu,süpriz yapıp şampiyon olmak istiyoruz" şeklinde beyanat vermiş İtalyan basınına.

Sakatlıktan dönen futbolcuların geleneği gibi bu "biz de iyiyiz biz de yapabiliriz" şeklinde demeç vermek.Buffon önemli futbolcu doğru,ama onun yokluğunda da Manninger'de Buffon'u aratır düzeyde oynamadı,gayet başarılıydı.Bence Serie A şampiyonluğu için süpriz ihtimali çok düşük Juventus'un.Hem süpriz olsa dahi bunda en büyük tesiri Buffon'un değil Juve hücumcuları yapacaktır.

"Tabata’ya bile 10 milyon dolar çektiler”

Transfer borsası ile ilgili haberleri takip ederken gözüme Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu Haldun Üstünel’in “İç pazardan futbolcu olmak çok zor. Galatasaray’da forma giymek isteyen birçok oyuncu var. Ancak kulüpleri yüksek bonservis bedeli istiyorlar. Elimiz kolumuz bağlanıyor. Tabata’ya bile 10 milyon dolar çektiler” sözleri dikkatimi çekti.Aslında biraz da kara mizah gibi,resmen serzenmiş,isyan etmiş Haldun Üstünel.E haklıda.

İç transferde pek fazla seçenek yok,evet.Mehmet Yıldız,Mehmet Topuz,Çağlar,Özer gibi yerli futbolcularla Tabata,Balili gibi bir kaç yabancı futbolcu dışında büyük klüplerin ara transfer döneminde takıma dahil edebileceği futbolcu yok.Hal böyle olunca Anadolu klüpleri anormal fiyatlar belirliyor bonservis bedelleri için.

Bu durumda yurt dışına yada alt liglere yönelmek kaçınılmaz oluyor.Yabancı transferinin de önünde malumunuz kontejan sorunu var.Böyle olunca alt liglerden oyuncu transfer etmekten başka yol kalmıyor.Aslında son 5-6 sezondur alt liglerden cüzi miktarlara alınan futbolcularla süper lig takımlarından muazzam bonservis bedelleri ile alınan futbolcuların takımlarına olan katkıları kıyaslandığında alt lig patentli futbolcuların daha faydalı ve daha masrafsız olduğu görülür.

Fenerbahçe'nin Volkan Demirel,Tuncay Şanlı,Gökhan Gönül,Galatasaray'ın Hasan Kabze,Mehmet Topal ve Beşiktaş'ın Gökhan Zan transferleri ilk aklıma gelenler.Hepsi takımlarına faydalı olup milli takım seviyesine kadar yükselebilmiş futbolcular.Ödenen bonservis bedeli olarak en yüksek para (resmi olarak açıklanmamış olsa da) Galatasaray'ın Hasan Kabze için ödediği 1,2 milyon dolar.Oynadığı dönemde takıma katkısı,son dakikada attığı kritik goller ve Rubin Kazan'a giderken takımına bir önceki transfer bedelinden daha fazla para kazandırmış olmasını da katarak düşünürsek 1,2 milyon dolar aslında çok makul.

Diğer futbolcular için de bu tarz sıralama ve kıyaslamalar yapmak mümkün.Tuncay Şanlı,Mehmet Topal ve Volkan için klüplerine Euro 2008'den sonra önerilen rakamları düşünün.
Bu kadar fazla olumlu örneği mevcutken,kendini kanıtlama aşamasında olan yerlilere ve 2.sınıf yabancılara büyük paralar ödemek,hele ki bu maddi olanaksızlıkların tavan yaptığı dönemde ödemek büyük aptallık.

Ayrıca Anadolu klüplerinin bu fırsatçılığı da çok ahlaksızca.Özellikle Gaziantep bunu bilerek yapıyor sanki.Önce Ayhan Akman'ı Beşiktaş'a rekor fiyatla kakalamışlardı,daha sonra El Taib için "Yeni Alex" diyip saçma rakamlardan bahsetmişlerdi şimdi de Tabata çıktı başımıza.Sadece Gaziantep'e de mal etmemek lazım bu durumu.

V.Manisa'nın Holosko'yu Beşiktaş'a ne kadara verdiğini herkes anımsar.5 milyon dolar +Koray+Burak Yılmaz.Ha bu arada Burak Yılmaz demişken,1 milyon euro bonservis ile transfer edilen ve yıllık 1 milyon 800 bin YTL para alan Burak bu sezon sadece 6 maçta forma giyebildi.3.Kaleci durumuna düşen Orkun'un da Galatasaray'a 1,5 milyon euro civarı bir paraya geldiğini hatırlayalım.

Hangisi bu kadar fazla para eder ki?

Alt liglerde çok daha kaliteli çok daha düşük fiyata kazanılacak çok genç futbolcular var.Biraz çaba gösterilmeli.

3 Ocak 2009 Cumartesi

Transfer söylentileri

11 yıldır Newcastle da forma giyen Shay Given takımından ayrılmak istediğini söylemiş.11 yılda toplam 459 kez sahaya 1 numara olarak çıkan Given'a Almunia'ya alternatif arayan Arsenal,Araplara satılışından sonra transfer atağına kalkan M.City ve kaleci arayan Tottenham talip oldu.Fakat Given'ın Newcastle ile 2011'e kadar sözleşmesi mevcut.5-1 kaybedilen Liverpool maçında Given tek başına mücadele vermişti adeta.Ayrılmak isteyişine takımın kötü gidişi sebep oldu sanırım.

Bu arada Tottenham demişken,Bolton'un yedek kalecisi Ummanlı Ali Al Habsi'ye gelecek sezon için teklif götürdü Tottenham.Bolton ise kalecisini bırakmak istemiyor.Ayrıca Juande Ramos'un 7,8 milyon euro'ya transfer ettirdiği Gomes devre arası transfer döneminde eski takımı PSV'ye dönmek istiyor.

Milan kalesi için adı geçen Hırvat Milli takımı kalecisi Pletikosa söylentileri yalanyıp Rusya'da kalacağını açıkladı.

1 Ocak 2009 Perşembe

Tercüme Bürosu


Tony Syvla ile bir röportaj yapılmış.Zamanında forvet oynadığını sonradan kaleci olduğunu,Trabzon şehrine alıştığını,ligdeki konumlarının şans eseri olmadığını vs. şeyleri söylemiş.Ama röportajın en çok dikkatimi çeken kısmı şu oldu;

''Bir tehlike anında arkadaşlarınızın dikkatini çekmeniz gerekebiliyor. Defansif olarak şu şekilde anlaşıyoruz. Ben Fransızca bildiği için Song?la iletişime geçiyorum. Song da İngilizce olarak Cale ve diğer Türk takım arkadaşlarımıza benim direktiflerimi iletiyor."

Hey yavrum hey,savunma savunma değil tercüme bürosu mübarek.Çeşitler Hırvat Kamerun Senegal Türk...Trabzon maçlarında bu tarz bir iletişim sorunu oldu mu bilmiyorum fakat olursa kimse şaşırmamalı.

Ama 4-5 dilde çeviri yerine yabancı futbolculara Türkçe öğrenme konusunda biraz baskı yapmak gerekiyor bence.Klüpler bunu futbolculara dikte etmeli.Bizim futbolcularımız dışarıya gittiği gibi dil kurslarına yazılır,o ülkenin dilini öğrenmek orada futbol oynamaktan daha önemli hale gelir.Mesela Inter,Hakan Şükür'ün kariyerine sadece İtalyanca gibi bir artı sağlamıştır.Futbol namına bişeyler öğrendiğini yada gerçekleştirdiğini hatırlamıyorum.Aynı şekilde Arif,Oktay gibi İspanya'ya giden futbolcularımızın da gider gitmez İspanyolca öğrenmeye başladıklarını hatırlıyorum.Onlar da Hakan gibi yabancı dilleri arasına bir dil daha ekleyip geri geldiler.

Bizde ise her yabancının başına bir çevirmen veriliyor.Hem klübe maddi külfet hemde tam anlamı ile iletişim sağlanamıyor bu şekilde.Ülkemize gelip 4-5 sezon oynayıp tek kelime Türkçe konuşmadan giden yabancılar var. Özellikle 4buçuk sezondur Türkiye'de bulunan Song'un tabir caizse çatır çatır konuşuyor olması lazım.4-5 sezonun geçmesi beklenmeden en azından uzun vadede takımda kalacağı düşünülen oyunculara ve özellikle kalecilere kamp dönemlerinde Türkçe öğretilmeli.

29 Aralık 2008 Pazartesi

El Pato geri mi dönüyor?


Arjantin Apertura şampiyonu Boca kaleci arayışında.

Tigre ile oynanan şampiyonluk maçında genç kaleci Javier Garcia'nın yaptığı hata ile kaleyi devamlı koruyabilecek kaliteli bir kaleci ihtiyacı daha da belirginleşti.

Listedeki isimler klüp tarafından açıklanmasa da en büyük aday şu an Getafe'de oynayan takımın eski kalecisi Abbondanzieri.

Abbondanizeri dışında yine takımın eski kalecilerinden Cordoba,Fabian Carini ve Villar isimleri de bu transfer için adı geçen kaleciler.

27 Aralık 2008 Cumartesi

İstikrar


Souleymanou Hamidou.Afrika kıtasından kaleci transferinin ülkemizde revaçta olduğu bir dönemde gelmişti Çaykur Rizespor'a.İlk yıllarında kaleyi Murat Yiğiter ile paylaşmak zorunda kalmıştı.Zdravkov'un gelişi ile de Denizlispor'a geçmişti.Geçtiğimiz sezon sonunda 5 yılını geçirdiği Denizli'den ayrılıp Kayseri'ye transfer oldu.
Denizlispor'dan ayılışına Afrikalı futbolcuları klüpleri ile biribirne düşüren Afrika Kupasına sebep oldu belkide.Afrika Kupasına gittiği dönemde takımını kiralık verilmiş 2.sınıf kaleci Süleyman'a muhtaç etmişti.Ayrıca Servet'e son dakikada hediye ettiği goldetuzu biberi olmuştu.Sezon bitmeden Kayserispor ile anlaşması yüzünden kadro dışı bile bırakıldı.Fakat formu ile en çok tartışıldığı dönemlerde dahi 1 numara için hep vazgeçilmezdi.Denizlispor futbolcusu olduğu dönemde 136 kez ilk 11'de başladı.

Ligimizde bu denli fazla forma giymiş olmanın verdiği avantajı bu sezon sonuna kadar kullanıyor Kamerunlu kaleci.Kayserispor 2008-09 sezonunun ilk yarısında oynadığı 16 maçta kalesinde sadece 7 gol gördü ve ilk yarı itibariyle Avrupa'da en önemli 10 ligde en az gol yiyen 3 takımdan birisi oldu. Bu 16 maçın 16'sında da Souleymanou 90 dakika forma giydi.

Türkçe biliyor olması,futbolcuları,sahaları,rakipleri vs. tanıyor olması gibi kendi artılarının yanı sıra Tolunay Kafkas'ın gelişi ile daha karakterli bi yapıya bürünen Kayserispor savunmasının formu ve önünde oynayan Toledo gibi Saidou gibi tecrübeli savunmacıların oynaması da bu başarısında etkili oldu.

Souleymanou 35 yaşında.Yaklaşık 9 yıldır Türkiye'de ve klübü ile 2010'a kadar sözleşmesi var.Muhtemelen futbolu burada bırakır.Türkiye'de henüz kupa yada şampiyonluk görmedi.Şampiyonluk belki uzak ama bir Türkiye Kupası ile kariyerini taçlandırabilir.

25 Aralık 2008 Perşembe

Milan'da kaleci arayışı


Milan'da sezon başında Dida ve Kalac sakatlanınca kaleye "hediyelik kaleci" Abbiati geçmişti.Fakat onun da üst düzey maçlarda zorlanması ve hatalı goller yemesi ayrıca takımda 30 yaş altı genç bir kalecinin bulunmaması Milan'ı kaleci arayışına sürükledi.
Geçen sezon da benzer bir kaleci sıkıntısı yaşanmış,kaleye son resmi maçını 2003'te oynamış olan 39 yaşındaki Fiori'nin geçmesi tehlikesi doğmuştu.Buna rağmen sezon başında kaleci transferi yerine A.Madrid'te kirada olan Abbiati'yi takıma geri çağıran Milan'da kaleci transferi artık kaçınılmaz hale geldi.

Flamengo'nun 23 yaşındaki kalecisi Bruno Fernandes Milan ile anlaşmak üzere.Muhtemelen Ocak ayı içerisinde transferi tamamlanacak.Böylece Bruno Serie A'da Julio Cesar,Rubinho ve Doni'den sonra forma giyen 4.Brezilyalı kaleci olacak.

Bruno'nun bir özelliği de frikik kullanabiliyor olması.Coronel maçında takımı adına frikikten bir gol kaydetmiş.Gerçi Milan Beckham gibi "büyük" bir yeteneği 2 buçuk aylığına bir kaç maç içinde ara sıra frikik kullanması için transfer etmişken Bruno'ya lüzum kalmaz.