21 Ocak 2009 Çarşamba

"2008 yılının en iyi..."

Elimizi attığımız yerden "2008 yılının en iyi oyuncusu,kalecisi,antrenörü,masörü,malzemecisi hede hödösü..."fırlıyor. Yılmadan,usanmadan ödül dağıtıyor birileri. FIFA ve UEFA zaten seçiyor yılın en'lerini,e Serie A'da seçilir hep,ödüller verilir,La Liga ve Premier Lig'de de aynı şekilde.Ödülleri kazananlar da hep aynıdır.Mesela bu yıl tüm yılın en'leri listelerinde "yılın kalecisi" ünvanına layık görülen hepi topu 2 kaleci var.Ya Buffon ya Casillas alıyor ödülü.

Tamam ödül alsınlar,ödül dağıtılsın,gözümüz yok,hakediyorlarda ama insan sıkılıyor be arkadaşım.Haber siteleri,tv kanalları,gazeteler ve bloglarda bu ödül törenleri,ödülleri alanlar,hakedip haketmedikleri hakkında bir sürü yazı dönüyor.En ufak bir "yılın en'leri" girişimi dahi "aha haber var lan" etkisi yapıyor insanlarda.Allah muhafaza ülkemizde ciddi bir "yılın en'leri" girişimi olursa yanarız,1 ay boyunca çevirip çevirip okur-seyrederiz heralde.

20 Ocak 2009 Salı

Emery

Valencia'da Renan sakatlandı,1 ay kadar yok.Kale 22 yaşındaki tecrübesiz Vicente Guaita'ya kaldı.Guaita için "Sevilla maçında kale onun,iyi kaleci genç yetenekli falan ama bana 1 numara lazım" demiş.Önce takımın sembol isimlerinden Canizares'i ardından da Hildebrand'ı gözünü kırpmadan kapı dışarı eden Emery şimdi yana yakıla kaleci arıyormuş.

İlk olarak gözünü eski Real Madrid kalecisi Cesar Sanchez'e dikmiş.Bütün sezon sadece Gomes'in sakat olduğu maçta Liverpool'a karşı oynayan,diğer tüm maçlarda klübede bekleyen,37 yaşındaki emekli kaleci adayı Cesar Sanchez Valencia'ya ne kadar faydalı olur bilinmez ama Emery elindeki futbolculara kıymaya devam ettikçe bu tip oyuncu arayışları kaçınılmaz olacak Valencia için.

Hasta oluyorum genç,idealist,"bilimsel futbol oynuyoruz biz" tarzı hocaların tecrübeli futbolcu kompleksine.

19 Ocak 2009 Pazartesi

1

Fenerbahçeliler ve Galatasaraylıların sıralamadaki konumlarına göre ciddi yahut gayriciddi bulduğu,kınadığı yada tebrik ettiği IFFHS 1 numaraların en 1. olanını seçmiş.

90 yılından sonra forma giymiş kaleciler göz önüne alınarak yapılan listeye Rüştü Reçber 34. olarak dahil olmuş.İşte sıralama;

1. Gianluigi Buffon (ITA) 78 points
2. Peter Schmeichel (DEN) 69
3. Iker Casillas (SPN) 63
4. Oliver Kahn (GER) 62
5. José Luis Chilavert (PAR) 58
6. Walter Zenga (ITA) 55
7. Edwin van der Sar (HOL) 53
8. Petr Cech (CZE) 44
9. Michel Preud'homme (BEL) 43
10. Claudio André Taffarel (BRA) 40
11. David Seaman (ENG) 38
12. Fabien Barthez (FRA) 37
13. Andoni Zubizarreta (ESP) 35
.Nélson de Jesus e Silva 'Dida' (BRA) 35
15. Rinat Dasaev (RUS) 27
16. Sergio Javier Goycochea (ARG) 26
17. Johannes van Breukelen (HOL) 23
18. Peter Shilton (ENG) 22
.Vítor Baía (POR) 22

IFFHS'ye bi kınama,bi teessüfde benden gelsin ; Peruzzi nerde lan allahsızlar!

Lazio 1 - Juventus 1

Tamam,seviyoruz bu takımı da kredisi ne kadardır bizde,nelere katlanırızda nelere gelemeyiz mevzu bahis bu klüp olunca? Kahvaltı öncesi uyku mahmurluğu ile "Dardanelle Lazio maç yapsa kimi tutarım?" gibi yada "Ulan Olimpico'da maç seyretsem o İtalyanca marşlara eşlik edebilir miyim? Bi kaç marş ezberlesem mi acaba" diye sorular sordum bünyeye.Tam yağlı Ezine'yi mideye indirince kendime geldim.Çaydan bi fırt çektim,maç saatini beklemeye koyuldum.

Bi kaç uydu anten ve kablo uğraşı bir kaç televizyon taşıma indirme kaldırma işlemi ile odama kurdum tesisatı.Lazio maçına kadar geçen süre zarfında Atalanta'nın (hatta sadece Doni'nin) Inter'i mağdur edişini,Mourinho'nun 90 dakika boyunca "Abi noluyo ya" şeklindeki ifadesini seyrettim.

Maç saati geldi çattı.Ercan Taner sesi bende Allen Road etkisi yapıyo,korku gerilim heyecan vs vs. Sıradan,olaysız bir Serie A maçı bile bir kupa finali heyecanı uyandırdı bende.
Lazio 2-3 yıldır sankı hasbelkader kazanıyor izlenimi yaratıyor bende.Delio Rossi iyi hoca,istikrar sağladı hafiften,tribünle de arası iyi ama hep korkak oynatıyor takımı.Rocchi ve Pandev'e top gelene kadar can çekişiyoruz resmen.Dün de ilk 20 dakika dışında yine böyle bir oyun seyrettik Lazio'dan.Ortasahanın ortasında 1 tane daha kreatif bir futbolcu olsa o Juve'ye neler yapacaktı Rocchi ve Pandev.Topu kanatlara taşıma sevdası bitirdi işi.Zarate gibi adam eksiltebilen,dikine oynayabilen bi adamı dahi sol kanada mahkum etmiş Rossi.Halbuki ağır Juve savunması arasında Pandev ve Rocchi'ye bi çok final pası gönderebilirdi.
İlk 20-25 dakika çok net pozisyonlar görmesek de kontrol hep Lazio'da idi.Ledesma'nın şans golü Manninger'in tam da "Buffon'u aratmadı valla" dedirtmesine çeyrek kala hata yapması ile 1-0 oldu skor.

Kalan 20 dakikada ve 2.yarıda da sadece Juventus'u seyrettik desem yalan olmaz heralde.Melberg muazzam bi kafa golü attı.Carrizo yine kapattığı köşeden gol yedi.Büyük maçlarda çuvallama geleneğine devam etti. Bütün ofansif aksiyonlarını Zarate'nin kontralarına bağlamış bi Lazio'dan gol beklemiyordum artık.1-1'e hem Rossi hem oyuncular hem taraftar hem ben fit olduk sanki.Ofansif yönü pek değişmese de defansif olarak çok diriydi takım.Radu,Rozehnal,Diakite çok başarılıydı.

Maç boyunca Juventus'un kaleye yakın bi noktadan frikik kazanmasından tırstım,yalan yok.Del Piero boş geçmiyor,e Carrizo'da pek yatkın böyle goller yemeye.Ortam müsaitti,ama frikik olmadı çok şükür.

Hakem de 10 numara maç yönetti.Türkiye liglerinde böyle çatır çatır oynanan/oynatılan bi maç seyretmek mümkün değil.Güzel maçtı,Serie A'yı beğenerek izledik izliyoruz izleyeceğiz.

15 Ocak 2009 Perşembe

Mecburi İstikamet - Gabriel Pancu

17 Nisan 2005 Fenerbahçe 2 - Beşiktaş 3
Dakika 80. Tuncay Şanlı Cordoba ve Çağdaş ile girdiği mücadelede yerde kaldı,Karar penaltı.Cordoba itiraz etti,penaltı atışı için kaleye geçmek istemedi.Hakem Bülent Demirlenk acımadı,2.sarı karttan Cordoba'yı oyun dışı etti.Değişiklik hakkı biten Beşiktaş son 10 dakikada kaleye bir oyuncusunu geçirmek zorunda kaldı.
Kaleye Gabriel Pancu geçti

Alex'den golü yedi fakat..

Pancu Alex,Hooijdonk,Anelka ve Nobre gibi forvetlerin kalesine yolladığı 6 şutu da bloke etti.

Koray Avcı son dakikada bir uzaktan bir güzel bir gol attı ve Beşiktaş maçı kazandı.

Ercan Taner'in sıradan bir kaleciyi anlatırcasına; "Pancu çıktı ve topu kontrol etti" demesi de kulaklarda çınladı bir kaç gün.

Ve görev başarıyla tamamlandı;

Günümüze kadar seyrettiğim en zevkli derbidir.Bu da maçın golleridir.

13 Ocak 2009 Salı

Nostalji Olayı (3) - Neville Southall - Çok tecrübeli file bekçisi

"Luca Bucci 39 yaşından sonra geri futbola geri dönüyor" , "41 yaşındaki Fontana Parma'ya transfer oluyor" haberlerinden sonra bu adamların zoru nedir diye bi bakayım dedim.Ballotta Fontana ve bilinen diğer yaşlı kaleciler çok göz önünde.Ama kaçırdığımız bi abimiz varmış ki akıllara ziyan.

Neville Southall

16 Kasım 1958,185 cm

Port Vale 1980-81
Everton 1981-1998
Sheffield United (kiralık) 1997-98
Stoke City 1998
Torquay United 1998-2000
Huddersfield Town (kiralık) 1999
Bradford City 2000
York City 2001
Rhyl 2001
Shrewsbury Town 2001
Dover Athletic 2001
Shrewsbury Town 2001-2002
Dagenham & Redbridge 2002

Galler milli takımının en fazla formasını giyen insan imiş(93 kez).Everton'un efsanelerindenmiş.-miş li geçmiş zaman kullanıyorum zira Neville Southall'ın kariyerinin en parlak dönemleri benim ilkokul dönemlerime tekabül ediyor,hatırlamam mümkün değil.

Ayrıca kısa boyu,fazla kilosu ve maliye memurlarını anımsatan tipi ile hakikaten "amca kaleci" modelinin tanımı haline gelmiş kendisi.The Mirror'un seçtiği En şişman 10 futbolcu listesine de üst sıralardan giriş yapmış. Ballotta misali 44 yaşına kadar futbol oynamış.Kariyerinin son klüpleri Galler 2.lig klüpleri.Bu klüplerde hem kaleci hem antrenör olarak çalışmış.

Şu fotografı Bradford City'de oynarken çekilmiş mesela.Bu fotografa ibretle bakarak diyorum ki; 40 yaşına yaklaşan kalecilerin "bi tur daha lütfen lütfeeen" şeklinde diretmelerini,futbolu bir türlü bırakmamalarını birileri araştırması gerekiyor,rica ediyorum.

12 Ocak 2009 Pazartesi

Goran !

Pandev yine ne kadar kaliteli,ne kadar yetenekli ne kadar iş bitirici, ne kadar büyük bi topçu olduğunu gösterdi.Deplasmanda 3 puanı Reggina'dan aldı Delio Rossi'nin cebine koydu.Lazio'da 3 maç iyi oynayanın Milano takımlarına uçtuğu dönemde o hala takımda.Umarım o da paranın peşine düşmez ve Lazio'nun bayrak adamlarından biri olur.
Zarate'yi de es geçmemek lazım.2 golde evlere servis yapar gibi asist yapmış.Rocchi-Pandev-Zarate 3lüsünün aynı anda oynayabildiğini ve takımın kazanabildiğini görmek sevindirici.

Bu da Reggina maçının golleri.(Ömerciğime teşekkürlerimle)



10 Ocak 2009 Cumartesi

Che Portiere! - Tim Howard

Pek sevmem kendisini,Emre Newcastle'da iken ırkçılık suçlamalarında çocuk gibi zırlamıştı.Ama MetroStars'da ve Man.Utd'daki ilk sezonunda çok başarılıydı.Hatta dünyada ilk 10 isimden biri olarak bile sayılabilirdi.Şimdilerde Everton'da kendini tekrar kanıtlama peşinde.


8 Ocak 2009 Perşembe

Transfer söylentileri 3

Man.City Buffon için Juventus'a yine bir teklif götürmüş.Rakam aynı fakat bu sefer Buffon ile beraber Trezeguet'e de talip olmuşlar.Mansour bin Zayed Al Nahyan isimli arap abimiz Buffon için 75 milyon euro Trezeguet için de 22 milyon euro önermişler.

Atletico Madrid ve Getafe Celtic kalecisi Artur Boruc için kapışıyormuş.Atletico bu sezon Coupet'den çok çekti,yeni kaleci arıyorlar.Getafe kalecisi Abbondanzieri'de Boca'ya geri dönecek.Boruc için biçilen bonservis bedeli 9 milyon euro.

Tigre'nin Apertura'da kafaya oynamasında büyük katkısı olan Daniel Islas takımından teklif bekliyormuş.Tigre'de mutlu olduğunu fakat teklifin niteliğine göre başka klüplere de gidebileceğini söylemiş.Bence Avrupa'da üst düzey liglerde rahatlıkla forma giyebilir.Yaşlı gösteriyor biraz saçlar dökülmüş falan ama 30unda şu an,en olgun döneminde yani.

Geçen sezon Parma forması altında futbolu bırakan 39 yaşındaki kaleci Luca Bucci futbola geri döneceğini açıkladı.Hemde AS Roma forması altında.Spalletti takımında Doni ve Arthur'a alternatif bulunmasını istemiş.Hayırlısı olsun.

Yine bir veteran kaleci haberi.Ballotta'nın rekoruna göz diktiğini düşündüğüm 41 yaşındaki Fontana ile Parma ilgileniyormuş.Ayrıca Fontana'ya Roma'nın da talip olduğu söyleniyormuş.Fakat Palermo başkanı Maurizio Zamparini Fontana ile ilgili sadece Parma'dan haberdar olduklarını,Roma'nın bu tarz bir girişimi olmadığını açıkladı.

Che portiere! - Oliver Kahn

Aklımda vardı ne zamandır bu tarz videoları bloga eklemek.Enis'in (Cornholio) gaz vermesiyle harekete geçtim.Oliver Kahn ile başlayalım.Alman kaleciyi saygı ile analım.Ahada Oliver Kahn.



7 Ocak 2009 Çarşamba

Başa dönüyoruz

Yerli kaleci hususunda hep endişeler vardır.Klişedir hatta."Yerli kaleci oynatmalıyız,yerli kalecilere değer vermeliyiz,genç yerli kalecilere şans tanımalıyız hede hödö..." hatta arkasından da hep aynı örnek verilir dimi ; Bak Casillas'a 19 yaşında Real Madrid'in kalesine geçirdiler." Bu tarz endişeleri olan futbol insanları daha da tırssınlar diyorum.Neden mi?

Galatasaray.Kalesini ben bildim bileli yabancı kalecilere vermeden rahat edemez.Ağzı ile kuş tutan kalecinin pasaportunda T.C yazıyor ise Galatasaray kalesinde yeri yoktur.O açıdan Galatasaray'dan yerli kaleci beklentim yok.Aykut'u Orkun'u da zayi sayıyoruz o yüzden.

Trabzonspor.Belli bir kaleci geleneği yok Trabzon'un.Bir ara Akçaabat'tan alıp oynatmak modaydı.O da geldi geçti.Milosevski,Petkovic,Jefferson,Sylva derken onlarda yabancıya alıştı.Tolga Zengin,Ahmet Şahin neyse de Onur'u klübeye mahkum etmeleri fena oldu.

Beşiktaş.Kalecide istikrarı sağlayamayan başka bir Türk klübü yoktur.Son 5-6 yılda Beşiktaş kalesinde Shorunmu,Myhre, Asper,Krajer,Cordoba,Runje olmak üzere tam 6 yabancı kaleci gördü bu gözler.Bunların arkasında harcananlara da bi bakalım; Fevzi,Göksel,Murat Şahin,Ramazan Kurşunlu,Volkan Ünlü.5 adet yerliyi de Beşiktaş kurban etmiş.Liverpool'de 8 yiyen Hakan'ı da günah keçisi yaptılar.Hakan artık ne yapsa ne etse herkezin aklına o 8 gelecek.O da kayıp yani.Olsun sağolsunlar.

Fenerbahçe.Yıllar yılı milli takım kalecileri açıklanırken ilk sırada hep ya Engin (Fenerbahçe) ya da Rüştü (Fenerbahçe) görürdük.Volkan'a da alışmak üzereyken Fenerbahçe'de geleneğini bozma peşine düştü.Bu sezon sonunda muhtemelen bir yabancı kaleciyi bağlamış olacaklar.Volkan Demirel klübede pinekler mi yoksa tası tarağı toplayıp başka takıma mı gider bilemiyorum.Gerçi Fenerbahçe'den ayrılıp yüzü gülen kaleci de gelmiyor aklıma.Engin Dardanelspor'a gitti 2 sene sonra futbolu bıraktı,Rüştü Barcelona'ya gitti anca toparladı kendini,Serdar Kulbilge Kocaeli'ye gitti,küme düşüyor şimdi.

Büyük klüpler yıllar yılı kaleci yetiştirmek şöyle dursun potansiyeli olanları da alıp çürütmekten başka birşey yapmamışlar.Üstelik oynar durumda olan yerli kalecileri de artık yabancıları ile değiştirmeye başladılar.Durum vahim.Milli takım kalesinin özel maçlar hariç büyük takımların dışındaki takımlarının kalecileri tarafından korunduğunu hatırlamıyorum.Yaş itibari ile hatırlamıyor olabilirim,varsa bilenler not olarak eklesin.Anadolu takımları kalecilerini küçümsediğimden yada yetersiz gördüğümden değil.Fakat bu ülkede üst düzey uluslararası maçları oynama şansı olan takımlar bu 4 büyük takım ve onların kalecileri.

Milli takımın oynadığı son maç Avustuya ile hazırlık maçı.Kadroda 2 kaleci var.Volkan Demirel ve Cenk Gönen.Dünya Kupası Elemelerinde bunlara bir de Serkan Kırıntılı eklenecektir.Volkan dışında bu 2 arkadaşın henüz milli forma ile maçı yok.Klüp bazında oynadıkları tek bir uluslararası maç yok.Ve Milli takımın önünde 2 adet İspanya maçı var.O maçlara doğru bu kaleci sorununun gündeme geleceğini tahmin ediyorum.Zira o maçlar Nisan ayında.Yani transfer haberlerinin,"o geliyormuş bu gidicekmiş,şunu alırlar,bunu gönderirler" söylentilerinin futbolcuları en kıllandırdığı dönem.Volkan kendi yerini kaptırma korkusundayken bu 2 gençte büyük klüplere gidebilme heyecanında olacaklar.Milli takımı bıraktığını açıklayan Rüştü; İhtiyaç olursa boynumuz kıldan ince demişti.Allah razı olsun.Belki İspanya maçında gözünde kömür tozu ile çıkıverir sahaya.Belli mi olur?

Sadece İspanya maçı için de değil,elemeler boyunca ve hatta büyük klüplerin yerli kalecilere bu kıyımı devam ettikçe milli takımın kaleci sıkıntısı bitecek gibi görünmüyor.

6 Ocak 2009 Salı

12 - Aykut Erçetin

Galatasaray'a 2003 sezonunda devre arası kampında katılmıştı Aykut.Aslında o zamana kadar kimse adını duymamıştı ama o U17 milli takımdan başlayarak U21 milli takıma kadar tüm yaş kategorilerinde kadroya çağırılan bir kaleciydi.

Fatih Terim o sezonda mağlup oldukları bir maçın ardından “Bir yandan yarışma içinde olup, diğer yandan kabuk değiştirirseniz böyle mağlubiyetlerle karşı karşıya kalırsınız.” şeklinde bir açıklama getirmişti takımın kötü gidişine. Belki de 1 sezon daha takımın başında kalabilseydi o değişim içerisinde kaleye Aykut Erçetin geçecekti.Tam da zamanıydı zira takımın kalesini o ana kadar başarı ile koruyan Mondragon taraftar ile sorun yaşamış,adı da sık sık Beşiktaş ile anılır olmuştu.Fakat olmadı.Fatih Terim'in gidişi ve Mondragon'un sözleşme yenilemesi ile Aykut yine yedek adam durumuna düştü.

Ne Hagi ne Gerets Mondragonu kesip kaleyi yavaş yavaş Aykut'a devretmeyi başaramadı.O zamana kadar Galatasaray'da herkes Mondragon'un arkasında bekleyen çok yetenekli bir yedek kalecileri olduğunu düşünüyordu.Ta ki Fenerbahçe ile Kadıköy'de oynanan Türkiye Kupası maçına kadar.Gerets o sezon kupa karşılaşmalarında kalede Aykut'u oynatacağını açıklamıştı.O maça kadar da tüm maçlarda Aykut kaledeydi.1-1 giden maçın sonlarında doğru Alex'ten yediği frikik golü Aykut'u başladı noktaya döndürdü.Bu maçın rövanşında da kalede Mondragon'un tercih edilmesi ile kendine duyulan güvensizlik tavan yaptı.

Gerets'in kovulması,Mondragon'un Köln'e geçmesi ile kale ona kalacak gibiydi.Hatta Feldkamp'ın da gelmesi ile Alman ekolünden yetişme olduğu için ilk 11'de mutlaka yer alacak diye düşünülürken yönetim Erciyesspor'da başarılı bir sezon geçiren Orkun Usak'ı transfer etti.Yedek kalmayı yine sindirebilen Aykut B.Leverkusen maçında Orkun'un adeta yumurtlaması ile kaleyi tekrar aldı.Sezon sonuna kadar bana göre son 5 yılda Türk kaleciler arasında en iyi performansı sergiledi.Takımı onun oynadığı ve uzun süre gol yemediği son 10 lig maçını kazanarak şampiyon oldu.

Rüştü'nün Euro2008'den sonra milli takımı bırakması,Volkan Demirel'in sabıka defterinin git gide kabarması ile bence milli takım kalesi için 1 numaralı adaydı.

Bu zamana kadar yerli kalecilerin hiç birinde görülmemiş bi atletikliği var.Refleksleri,pozisyon takipçiliği gayet iyi.Ayrıca bildiği bir kaç yabancı dille de savunma oyuncuları ile iyi anlaşabiliyor.Üstelik milli takımın başında da onu Türkiye'ye getiren Fatih Terim ve onu çok iyi tanıyan kaleci antrenörü Eser Özaltındere var.Fakat tüm bu artıları onu ne Galatasaray ne de milli takım kalesine geçirmeye yetmedi.Galatasaray yönetimi genç oyuncularına gösterdiği sonsuz sabrı genç kalecilerine yine gösteremedi ve De Sanctis'i transfer etti.
De Sanctis'in gelişi ile hazırlık kampından başlamak üzere bir çok maçta hatalı goller yedi.Yönetim ve taraftarın gözünden düştüğü maç ise Ali Sami Yen'de oynanan Steaua maçı oldu.

De Sanctis şu an Galatasaray'da kiralık ve bonservisinin alınabilmesi için Udinese-Sevilla klüpleri arasındaki sorunun FIFA nezdinde çözülmesi gerekiyor.Ama Galatasaray ne olursa olsun De Sanctis'de ısrarcı.Bu durumda klüpte kalması halinde Aykut yine yedek kalacak.Üstelik 12 numara için bile Orkun ile mücadele etmek zorunda.Yaşı 27 ve 6 sezondur bulunduğu Türkiye'de sadece 44 maça çıkabildi.Devamlı oynayabileceği bir klübe gitmesse Hayrettin Demirbaş ve Nezih Ali Boloğlu gibi müzmin yedek kaleci olarak kariyerini Galatasaray'da noktalar.Süreklilik sağladığı halde ise milli takımın 3 kalecisinden de daha faydalı olur.

Transfer Söylentileri 2

Newcastle Shay Given'ın ayrılması durumunda Celtic'in Polonyalı kalecisi Artur Boruc'u transfer etmek istiyormuş.

Sezon sonu Espanyol ile sözleşmesi sona erecek olan Kameni için Fulham'da devreye girmiş.Kameni'nin bir kaç gün önce Espanyol taraftarları ile kavga etmesi ile sezon sonunda takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Tottenham menajeri Harry Redknapp Portsmouth'un tecrübeli kalecisi David James'e transfer teklifinde bulunmadıklarını söylemiş.Devre arası transfer döneminin başından beri kaleci Gomes'in PSV'ye geri dönmesi olasılığına karşı Tottenham kaleci arayışındaydı.

5 Ocak 2009 Pazartesi

Bedük

Bedük isimli kel ve sakallı arkadaş güzel bi albüm yapmış adı da Even Better.Bu tarzda ilk defa bir Türk sanatçı dinliyorum ben açıkçası.Hande Yener de bundan bi önceki albümünde bu tarz elektronik bi sesle şaşırtmıştı ama Bedük olayın hakkını tamamen vererek yapmış.Automatic'e de bir klip çekmiş,çok orjinal.1992 kayıdı olarak VHS kamerayla bildiğin düğün salonunda sıradan bir düğünü çeker gibi çekmişler.Kolbastı oynayan arkadaşlar elektro müzikle uyum sağlamışlar.Değişik olmuş.

4 Ocak 2009 Pazar

Süpriz

Juventus'un sakat kalecisi Buffon takımının şampiyonluk şansını değerlendirmiş."İnter'e saygımız sonsuz,bu aralar en iyi futbolu onlar oynuyor" demiş.Ama yine de kendilerinin de şampiyonluk şansı olduğunu söyleyip "Eğer hep en iyiler kazansaydı Brezilya'nın 30 tane Dünya Kupası olurdu,süpriz yapıp şampiyon olmak istiyoruz" şeklinde beyanat vermiş İtalyan basınına.

Sakatlıktan dönen futbolcuların geleneği gibi bu "biz de iyiyiz biz de yapabiliriz" şeklinde demeç vermek.Buffon önemli futbolcu doğru,ama onun yokluğunda da Manninger'de Buffon'u aratır düzeyde oynamadı,gayet başarılıydı.Bence Serie A şampiyonluğu için süpriz ihtimali çok düşük Juventus'un.Hem süpriz olsa dahi bunda en büyük tesiri Buffon'un değil Juve hücumcuları yapacaktır.