Pazar saat 21.30'da Giuseppe Meazza'da oynanacak derbi için hafiften adrenalin salgılıyor bünyeler,midelerde karıncalanma başladı.Milan'ın kazanmak zorunda olduğu bariz.Inter kaybederse her türlü telafi eder de Milan kaybederse neler olacak neler.Sky Italia olası bir Inter mağlubiyetinde Ancelotti'ye yol verilip Donadoni'nin takımın başına getirleceği haberini yayınladı.Ne derece doğru bilinmez ama Ancelotti'nin de kredisi dolmak üzre sanki.Kaka sakat ve maça yetişmesi zor.Klüp doktoru Jean-Pierre Meersseman Kaka'nın sadece maçın son bölümlerinde oynayabileceğini açıkladı.Kaka'nın rolünü bu maçta Ronaldinho üstlenecek.Ayrıca uzun süredir sakat olan Nesta takım ile çalışmalara başladı.Maç kadrosuna alınıp alınmayacağı henüz belli değil.

Diğer tarafta Mourinho'da ise sakatların iyileşmesi sevinci var.Takımını pazar akşamına tam kadro olarak hazırlayacak Portekizli antrenör.Materazzi,Chivu sakatlıktan çıktı,Samuel ve Maicon'un da katılımı ile savunmasında sıkıntı yaşaması beklenmiyor.Ortasahada Cambiasso,Stankovic,Zanetti ve Muntari'nin oynaması beklenirken Fransız ön libero Vieira'yı hazırlık maçındaki yorgunluğu ve bir sonraki Man.Utd. maçını da düşünerek yedek bekletecek.Forvette ise Zlatan ve cezası biten Adriano'nun oynamasına kesin gözü ile bakılıyor.
Zlatan demişken,Milan kalecisi Abbiati "Ben ve Julio Cesar'ın da omzunda çok yük olacak ama maçın skorunu kalecilerden ziyade Zlatan ve Ronaldinho'nun formları belirleyecek" dedi.Ayrıca meslektaşı Julio Cesar'ı överken "O dünyanın en iyilerinden biri olma yolunda ama en iyi Buffon" diye de ekleme yapmış.Güney Amerikalı kalecileri kıskanmış sanırım.Pazar'a daha çok var bi posta daha derbi haberlerinden derleme yapabilirim.Özellikle Mourinho'nun maçtan önceki açıklamalarını dört gözle bekliyorum.

Sadece bizde de değil bu hazırlık maçı buhranı.Seyrettiğim İspanya-İngiltere maçı da fiyasko.Sahada İspanya var bi grup insan daha var ama onlar henüz takım olamamış.Koskoca İngiltere'sin sen be adam,Agbonlahor denen basiretsiz ile başlamış Capello.Zamanında Shearerların,Linekerlerin,Charltonların giydiği formayı şimdi bu çakma İngiliz Agbonlahor giyiyor.Yazık.2 top yapamayan kaleye şut dahi çekemeyen forvette boy ortalaması 1,95 olan C.Cole ve Crouch'a 1 tane kanattan top taşıyamayan İngiltere'ye acıdım.İspanya'da düşene bir tekme daha vuran cinsten oynadı.Tempoyu istediği gibi ayarladı,istediği zaman dinlendi istediği zaman saldırdı.Xavi ve Iniesta büyük topçular,bu gece bu maçtan yaptığım tek çıkarım bu oldu.Zaten İspanyollarla oynayacağımız maç hakkında bu gece oynanan hazırlık maçlarını izleyip bişeyler söylemek mümkün değil.Mücadele gücünü saklı tutan yada mücadele etme gereği dahi duymayan amaçsız oyuncular ve düzensiz oyun planları ile gelecekteki 2 maç için konuşmak zor.Ama Del Bosque takımın Avrupa Şampiyonası'ndaki uyumunu bozmadan sürdürmüşe benziyor.İspanyollardan puan almak zor olacak.
Hazır hazırlık maçlarına giydirmeye başlamışım bir lafım da hazırlık maçı taraftarlarına.Bu hazırlık maçına giden taraftarın milleti,dini,dili,ırkı yokmuş kardeşim.Tek tip insan bunlar.Yılda 1 kez stada gelen,hazırlık maçı olmasına rağmen suratını komando misali boyayan,"Beş çekicez abi beeeeş" diye kameraya el sallayan insanlar bunlar.Türkiye'de alışkındım bu tarz taraftara fakat İspanyol taraftarların da durumu aynı."Maç RTE'de izlenir.Ossasuna'ya sevgilerle" pankartını görmek üzereydim göremedim.










Federasyon başkanı; "Aman ha sağda solda reklam etmeyin bu olayı,UEFA çok büyük ceza verir" demiş.Bilmez ki Avrupa'da o gıpta ile baktığı ülkelerde bu olaylardan her ay en az 2-3 tane olur,UEFA federasyonu değil klübü cezalandırır.Farketmez ki bu UEFA'nın çükü o Avrupa devi ülkelere değil sadece bizim federasyona kalkar.

Bu denli iz bırakmasının sebebi de o yıllarda kalecisi olduğu Romanya milli takımının tarihinin en parlak dönemini yaşaması ve o en parlak jenerasyonun 1 numarasının da Stelea oluşudur.Ard arda 5 uluslararası turnuvaya da katılma başarısı gösteren Rumen milli takımında 90,94 ve 98 Dünya Kupalarında 12 numara, 96 ve 2000 Avrupa Şampiyonası'nda 1 kadroda bulunan Stelea 2005 yılına kadar tam 91 kez milli takım forması giymiştir.
Romanya'da geçen yarım sezonun ardından ülkemizde takım çalıştıran her rumen hocanın ülkesinden futbolcu transferi adeti gereği Gigi Multescu tarafından Samsunspor'a kazandırıldı.Samsunspor'a geldiğinde Dünya Kupasında yarı final oynamış bir takımın kalecisi ünvanına sahip 28 yaşında tecrübeli bir kaleciydi.Kel kafası,sinirli bakışları ve iri cüssesi ile herkezin dikkatini çekiyordu.Timofte,Radicioui,Damaschin,Vaiscovici ile beraber Samsunsporluların hala unutamadığı o efsane kadronun üyelerinden biriydi.Ülkemizde sanki 5-6 yıl kalmışcasına zihinlerde yer edinmişti.Halbuki 1 sezon boyunca 31 maçta forma giyip ülkesine bir diğer Bükreş takımı Steaua'ya transfer olmuştu.Ülkemizde Saffet Sancaklı ve Sergen Yalçın'a nasip olan 3 büyüklerde oynama şansı Romanya'da da Stelea'ya nasip olmuştu.
Steaua'da 30 yaşında tecrübeli bir kaleci iken tekrar İspanya'nın yolunu tuttu ve Rumen futbolculara anlamsız bir ilgisi olan Salamanca'ya transfer oldu.1997 yılında La Liga'ya yükselen Salamanca dönemin en başarılı rumen futbolcularını tek tek toplamış Stelea ile beraber Munteanu,Popescu,Stinga ve Marinescu'yu kadrosuna katmıştı.Fakat bu rumenlerin her biri klübün La Liga'dan düşmesinin ardından ayrılmış kadroda tek kalan Rumen Stelea olmuştu.
2001-2002 sezonu başında Galatasaray'ın başına geçen Lucescu,Multescu misali Taffarel'den boşalan kaleye onu geçirmek istemişti.Fakat o zaman 33 yaşında olan ve İspanya 2.liginden transfer edilecek bir kaleciye Galatasaray yönetimi sıcak bakmamış,Stelea yerine Mondragon'u transfer etmişti.O dönem Galatasaray'a transferi gerçekleşse belki de futbol hayatını burada noktalamak zorunda bırakılacak olan Stelea o yıldan sonra ülkesinde yine Bükreş takımlarında,Otelul Galati'de,Yunanistan'da Akratitos'da forma giydi.42 yaşına gelmesine rağmen hala futbol hayatına Braşov'da devam ediyor.