80ler 90lardan sonra 2000lerin başında o topun ayağına yakıştığı oyuncuların yerini 100 mt. koşucusu gibi atletik, top tekniği zayıf, en iyi istatistiği maç boyunca koştuğu km. olan oyuncular aldı artık.18 Haziran 2010 Cuma
Değişen Fransa Değişen Futbol
80ler 90lardan sonra 2000lerin başında o topun ayağına yakıştığı oyuncuların yerini 100 mt. koşucusu gibi atletik, top tekniği zayıf, en iyi istatistiği maç boyunca koştuğu km. olan oyuncular aldı artık.24 Mayıs 2010 Pazartesi
Ne Acayip Forma
O dönemler (90ların başı) klüplerimiz forma üreticilerine "Bana 2 çubuklu, bi düz beyaz, bi parçalı, bi turuncu, bi de leopar desenli forma yap" diyemediklerinden Adidas, Umbro, Lotto ne üretir ise onu giyerler imiş.Galatasaray'da o sezon formaları için Umbro ile anlaşmış; "Bahtımıza ne çıkarsa" diye beklemeye koyulmuşlar. Her yıl alternatif 3.forma adı altında beyaz forma giyen Galatasaray'a o yıl Umbro tasarımcıları tıpkı Avrupa klüpleri gibi aykırı bir renk ile altenatif forma tasarlamışlar. Galatasaray malzemecisi sezon başı formaları açıp "Al Hayro yeşil kazak sana,Bülent 3 sana,Hakan 9 sana,Arif al 6'yı" derken bir de ne görsün; Masmavi kareli bir forma. Umbro tasarımcıları o dönem Fenerbahçe-Galatasaray rekabetinden habersiz olmalı ki öyle bir forma yapmışlar Fenerbahçe giyse kimse "Aaaa Fener ne acayip forma giymiş lan!" demez. Hal böyle iken Galatasaray bu formayı hiç giymemiş sezon boyunca.
Galatasaray'ın bu hadisesini düşünürsek kim bilir zamanında forma üreticileri Beşiktaş için sarı, Fenerbahçe için siyah, Trabzon için yeşil forma tasarlamış olabilir.Belki de Çanakkale için bile turuncu forma falan üretmiştir bu şuursuz adamlar.Düşüncesi bile kötü.Forma dediğin arma renginde olur yahu.
1 Nisan 2010 Perşembe
goal.com ve Kötü 1 Nisan Şakası
En çok okunan futbol sitelerinden goal.com 1 Nisan şakası olarak Blatter'in İrlanda'nın Dünya Kupası'nda 33.takım olmasını kabul ettiğini yazmış.http://www.goal.com/en-india/news/140/world-cup-2010/2010/04/01/1858709/world-cup-2010-sepp-blatter-accepts-ireland-as-33rd-team
Zaten aşırı dramatik bi şekilde bu hakkını kaybetmiş olan İrlandalıların hissiyatı ile bu şekilde oynanması hoş olmamış. Benim milli takımım kural dışı bir gol ile elense ve böyle bir şakayla karşı karşıya kalsa Fifa'dan Henry'den girer goal.com'dan çıkardım.
Türk Kaleciler İçin Kariyer Günleri
Onur Recep Kıvrak'ın giderek artan maç performansı, ve aynı jenerasyonda umut bağlanan, gelecek vaad eden arkadaşlarının şu sıralar ilk 18 şansı dahi bulamıyor oluşu dikkatimi bir noktaya çekti.
Aslında her kaleci için bu tarz bir gelişim gerekli iken, milli takım kalesi için Rüştü-Volkan'a alternatif gösterilen Ufuk ve Hakan Arıkan gibi iki kaleci şu an klüplerinde forma şansı bulamıyor. Formsuzluk yahut yetenek ile alakalı sıkıntıları olmadıkları kesin. Fakat transfer oldukları takımların tecrübeli kaleci hassasiyeti, yabancı kaleci düşkünlüğü gibi unsurları göz önüne almadan, 70 model futbolcu kafası ile sadece büyük klüpler olduğu için o klüplere geçmeleri körelmelerine yol açıyor. Mesela Ufuk'un Leo Franco ve her daim 12 numara Aykut Erçetin var iken sürekli forma şansı bulabildiği bir Süper Lig ekibinden ayrılıp 3.kaleci olmayı göze alarak Galatasaray'a gelmesi nasıl açıklanabilir? Üstelik bu konuda gösterilebilecek en kötü örnek olan Aykut Erçetin'i nasıl görmez.
Aynı şekilde Hakan Arıkan; maç tecrübesi edinmesi gereken kariyerinin en önemli döneminde Rüştü Reçber'in sözleşme imzalamasından 1 ay sonra Beşiktaş'a imza atması nasıl bir planlamanın sonucudur? Kendisinden önce gençliğini tüketen, kariyerleri tepetaklak olan Ramazan Kurşunlu ve Volkan Ünlü'yü yiyen klübeye girmeyi nasıl göze alır?
Sezon sonunda klüplerinden ayrılması muhtemel iki yetenekli yerli kaleci Serkan Kırıntılı ve Cenk Gönen'in bu tarz transferleri ve akıbetlerini örnek alarak hareket etmesi gerekiyor. Yahut bu işin ehli birinin genç Türk kalecilere kariyer planlaması hakkında konferans vermesi lazım geliyor.25 Mart 2010 Perşembe
Gözlerinden okunuyor şike yapıyorsun
24 Mart 2010 Çarşamba
Makukula, Vittek - Kiralık Pivotlar
Yabancı transferi özürüsü Anadolu klüpleri bu sezon nası oldu ise eski alışkanlıklarından vazgeçip ne 3 büyükler gibi eski kaşar isimli futbolcuları ne de Cavcav gibi tüyü bitmemiş tecrübesiz gençleri getirdiler. Kiralama yolunu seçen aklı selim klüplerimiz hem maddi hem de performans açısından bi kaç isim dışında neredeyse tam randıman aldı.
İlk maçlardaki tutukluğunu ligin ilk yarısında Lille'de kesik yemesi,devre arası kampını tam manası ile geçirememiş olması gibi sebeplere bağlayabiliriz. Ama uyum sorununu aşmış vaziyette ve geçtiğimiz hafta gayet şık son vuruşlarla Kayserispor'a 2 gol atmayı başardı. Rothen ve Geremi gibi iki tecrübeli oyuncunun da katkıları ile sezonu en az 10 gol ile tamamlar diye bi iddiam var.Makukula için 20 gol atar demiştim, tanımayan arkadaşlar dalga geçmişti.Adam kendi kalesine attıkları ile beraber 19'u gördü.22 Mart 2010 Pazartesi
İdeolojik Derbi St Pauli - Hansa Rostock

Ayrıca ağızları ile kuş tutsalar bana yaranamayacak olan sadece adı Türkçe olan Almancı futbolculardan Deniz Naki'nin geçtiğimiz derbide yaptığı resimdeki harekette Hansa'yı desteklememe bahane olabilir.25 Ocak 2010 Pazartesi
22 Ocak 2010 Cuma
Yaşasın Futbol?
Yaşasın Futbol,Çok Özledik,Süper Lig Hasreti Sona erdi vb. formatta gazete başlıkları altında "33 günlük Süper Lig hasreti Fenerbahçe-Denizli maçı ile sona eriyor.." şeklinde başlayıp devam eden yazılar dikkatimi çekti sabah sabah."Neyi özledik biz?" diye bi sorguladım kendimi.Gazeteye göre Süper Lig'i özlemişiz.Halbuki bir sürü Türkiye Kupası maçı oynandı ülkemizde,İngiltere'de,İtalya'da ve bilumum liglerde maçlar hep devam etti.İzleyen futbol hasretini pek ala dindirmiş olmalı, değil mi?Afedersiniz kıçının dibinde oynanan alt lig maçlarına bile gitme tenezzülünde bulunmayan "futbolseverler" neden belki de hayatı boyunca yerinden tek bir maçını dahi seyredemediği bir organizasyonu yani Süper Lig'i özellikle özler?
"Neyi özledik biz?" sorusunu tekrar ettim ve farkettim ki biz evde afedersiniz g.tü devirip tv'den maç izlemeyi özledik,yüzlerce binlerce km ötedeki camiaların iç çekişmelerini,birbirlerini yemelerini sobanın başında çekirdek çitleyip izlemeyi özledik.Yine tv'den maçı izleyip internetten boş beleş atışmaları özledik.Biz aslında futbol organizasyonu olan Süper Lig'i değil futboldan arta kalan nesi varsa hep onları özledik.
Gazetelere göre özlemini duyduğumuz Süper Lig maçları bu akşam başlıyor.Fenerbahçe-Denizli maçı ile beraber bu hafta oynananacak maçların seyirci ortalaması aslında neyi özlediğimizi ve ne kadar özlediğimizi daha iyi gösterecektir.
Aksiyon dizisi tadında Süper Lig'in yeni bölümü bu akşam Lig TV'de.Sakın kaçırmayın!
6 Ocak 2010 Çarşamba
Lazio arefeyi gösterir bayramı göstermez
5 Ocak 2010 Salı
Şike

2 Ocak 2010 Cumartesi
Ne oldu?

26 Kasım 2009 Perşembe
Çeklerin Yeni Jenerasyon Uzunu - Lukas Magera
90lardan beri kısa forvet görmemiş Çek Cumhuriyeti milli takımı Koller ve Lokvenc'ten sonra yeni pivot santraforunu buldu.
Çek Cumhuriyeti'nin Sparta Prag ile beraber oyuncu yetiştiren 2 klübünden biri olan Banik Ostrava'da futbola başlayan Magera klübünde oynadığı 110 maçta 45 gole imza atmış.2008 sezonunda Çek 2. liginin takımlarından Kladno'ya kiralanan Magera oradan Rumen ekibi Timişora'ya geçmiş.Burada zaman zaman ön libero olarak oynatılmış Gabriel Pancu misali.Bu sezon Timişora ile UEFA Ligi'nde de forma giyerek U21 milli takımından sonra uluslararası tecrübesini güçlendirdi.








