16 Şubat 2009 Pazartesi

Ricken bıraktı

Borussia Dortmund'un 1996-97 yılında Şampiyonlar Ligi'ni kazanan efsane kadrosunun futbol hayatını sürdürmekte olan tek üyesi Ricken de futbolu bıraktığını açıkladı.Juventus'u yenerek kazandıkları finalde Chapuisat'ın yerine oyuna girmiş ve Peruzzi'nin üstünden enfes bir aşırtma ile son golü atmıştı Ricken.O gol ile adını duyurmuş Avrupa'nın gelecek vaad eden yetenekleri arasında gösterilmişti.BVB forması ile 1 Şampiyonlar Ligi 3 de Bundesliga şampiyonluğu yaşayan alman futbolcu kariyeri boyunca Dortmund klübü dışında hiçbir klübün formasını giymedi.2 sezon önce Thomas Doll ile tartışıp Dortmund II'ye yollanan Ricken futbolu bıraktığını açıklamış,daha sonra kararından vazgeçip takımına geri dönmüştü.

Alt yapısından yetiştiği ve aktif futbol hayatını sonlandırdığı klüpte alt yapı koordinatörlüğü görevine getirildi.



Bir programın daha sonuna geldik

Juventus'un Sampdoria'ya kaybettiği 2 puandan sonra bu geceki maç Milan açısından daha da önemli hale gelmişti şüphesiz.Derbinin ilk dakikalarında sezonun ikinci yarısındaki tüm maçlar gibi daha baskılı oynayan topa hakim bir Milan seyredeceğimi ummuştum lig sıralamasındaki bu durum nedeni ile.Gelgelelim Inter son 2 sezondur yaptığı gibi hevesleri kursakta bırakma geleneğini sürdürdü.7 puan fark attığı rakibinin puan kaybı yaşadığı haftada,mutlak kazanmak zorunda olan rakibine karşı,hemde hafta içi çok önemli bir Man.Utd. maçı oynayacakken bu denli oyuna hakim bir Inter beklemiyordum.
Mourinho'nun haftaiçinde takımın kilit oyuncularından biri Vieira'yı Man.Utd. maçına saklayacağını açıklamasından sonra Milan karşısında rölanti bir oyun oynayacakları belliydi.Yine de maçın ilk 25-30 dakikasında tempoyu belirleyen taraf Inter'di.Ibra ve Adriano'yu besleyen Muntari Stankovic ve Zanetti ile Inter gole daha yakın oynayan takımdı ki bu dakikalarda Maicon'un kestiği ortada Adriano tartışmalı bir gole imza attı.43.de de Ibra'nın servis ettiği topta Stankovic 2. golü attı.Maçın henüz başında kaçırdığı o mutlak golü de telafi etmiş oldu. Milan ilk yarıda final pası üretmede büyük sıkıntı çekti.Kanatlara işlerlik kazandıramadılar.Özellikle Seedorf oyun kurmayı bir türlü beceremedi ki o anlarda Milan taraftarları hep Kaka'yı anmışlardır eminim.Beckham önceki maçlarının aksine etkisizdi,Pato çok yalnız kaldı.
2.Yarı başlarken herkes Inter'in farkı açacağını düşünüyordu sanırım.Fakat defansif oynamayı unutan Maicon ve Zanetti'nin kanadından Ronaldinho ve Jankulovski tehlikeli bindirmeler yapmaya başladı.Milan'ın tamamen hücumu düşündüğü dakikalarda Inter kontralarla gol aradı.Ibrahimovic'in pasında Maicon'un savunmanın arkasına sarktığı pozisyonda Abbiati ortasahaya kadar çıkarak atağı bertaraf etti.Maç 3-0 olabilecekken bu pozisyonun devamında Jankulovski'nin pasında Pato golü attı.Beckham'ın yerine giren Inzaghi'nin girdiği pozisyonlar ve sayılmayan golleri de heyecan yarattı bünyelerde.Ofsayta yakalanma hastalığı tedavisi mümkün olmayan bir hastalıkmış bu gece Inzaghi ile tekrar gördük.Vieira'nın ve Burdisso'nun da oyuna girmesi ile Milan'ın zaten aşamadığı Inter savunmasını aşması o dakika itibari ile mümkün olmadı.
Maçın son 10 dakikasında Inter farkı arttıracak 1-2 pozisyon daha bulsa da Abbiati gayet yerinde hamlelerle topu bloke etmeyi başardı.Milan'ın maç boyunca ayakta kalan tek oyuncusu belki de Abbiati idi.

Maldini'nin de son derbisi oldu sanırım bu maç.Adriano ile girdiği ikili mücadeledeki hali ile Serie A'da oynamak için artık yeterli kondüsyonunun kalmadığını kendisi de gördü sanırım.

Netice itibariyle Inter bu sezon da Serie A'da heyecansız son 5-6 hafta yaşatacağını gösterdi.Juventus ile puan farkını 9'a yükseltti.Artık tüm güçlerini tüm motivasyonlarını Şampiyonlar Ligi maçlarına yönelteceklerdir.

15 Şubat 2009 Pazar

Hey gidi...

Fotografta sağdaki çocuk Lazio'nun o dönemki geleceği parlak genç yeteneği Alessandro Nesta.

9 yaşında girdiği Lazio alt yapısından 26 yaşında dünyanın en iyi savunma oyuncusu olarak çıkmıştı.Lazio tarihnin en parlak döneminde savunmada hep o vardı.Milan ile 2 Şampiyonlar Ligi 2 Süper Kupa kazandı.2006 Dünya Kupasında Çek Cumhuriyeti maçında geçirdiği sakatlık ve tam iyileşti derken sürekli nüksetmesi ile 1 yıldır ayağını topa süremedi.ABD'de geçirdiği tedavi sürecinin ardından İtalya'ya dönüşü Inter maçı öncesi kadroya alınacağı söylentileri Milan taraftarlarını heyecanlandırsa da tam aksi bir gelişme ile sakatlığının sürdüğü ve iyileşmesinin zaman alacağı açıklandı.Ve artık kariyerinin bitme noktasına geldiğinden bahsediliyor.

13 Şubat 2009 Cuma

2010?

2010 Dünya Kupası kalede David James..?

12 - Volkan Babacan

Süper Lig ekipleri arasında yerli kaleci geleneğini en uzun süre devam ettiren klüp Fenerbahçe.Rakiplerinin aksine son 20 yıldır hep Türk kaleciler ile mücadele veren Fenerbahçe'de Engin İpekoğlu ile başlayan Rüştü Reçber ile tavan yapan Volkan Demirel ile süren milli takım kalecileri serisinin son üyesi de Volkan Babacan olacak sanırım.

Klübü Fenerbahçe'de doğal olarak pek fazla izleme şansımız olmadı Volkan'ı,izlediğimiz maçları da kayda değer maçlar değildi.Fortis T.K maçlarındaki ciddiyetsizlik malumunuz.Sadece sezon başında 0-0 biten Kiev maçında oynadı.Bunun dışında kendisi hakkında değerlendirme yapılabilecek ayardaki maçlar hep milli takımın alt yaş gruplarındaki maçlar oldu.Özellikle Genç Milli takımımızın 4.olduğu 2005 Dünya Gençler Şampiyonası'nda çıkardığı maçlarla ilk defa adını duymuştuk.Şimdilerde Trabzonspor'un yedek kalecisi olan Onur Recep Kıvrak ile kaleyi paylaşmışlardı.O dönemden takım arkadaşları Caner Erkin,Nuri Şahin,Uğur Uçar U21 yüzü görmeden hem milli takımda hem de yetiştikleri klüplerinde A takım seviyesine yükselirken o Fenerbahçe'de PAF takım kalecisi olmakla yetindi.Volkan-Rüştü-Serdar 3lüsünün ardında forma şansı bulması mümkün olmadığı için İstanbulspor'a kiralandı fakat orada da sadece 13 maçta oynayabildi.
Aslında bu tarz genç kalecilerin ülkemizde klüp takımlarından ziyade milli takımın alt yaş gruplarında oynayarak sivrilmesi daha olumlu oluyor sanırım.Zira o yaşlarda klüp takımlarında elde etmeleri mümkün olmayan uluslararası tecrübeleri milli takımın bu yaş gruplarında elde etmeleri güzel.Fakat yine de belli yaşı aşmış kalecilerin özellikle artık U21 seviyesini de geçmiş olanların kati suretle klüp takımlarında oynatılması gerekiyor.Volkan Babacan'ın da bu dönemi yaklaştı sanki.50'ye yakın milli forma giymiş bir kalecinin Fenerbahçe olmasa da (ki olsa ne güzel olur) en asgarisinden bir Süper Lig takımında 1 numara konumunda bulunması gerekiyor.

Bu sezonun başında büyük Volkan'ın yediği hatalı gollerden sonra bir dönem kale için o düşünüldü.Fakat Aragones hem kendini hem de bu 2 Volkan'ın başını yakmamak adına Volkanların Demirel olanı ile devam etme kararını aldı.
Gelecek sezon Volkan Demirel'in takımdan ayrılacağı söylentileri,1 numara için yabancı bir kaleci transferinin düşünüldüğü dedikoduları arasında Volkan Babacan'ı kalede görebiliriz.Son 20 yılda Fenerbahçe kalesini korumuş Engin İpekoğlu gibi kısa,Rüştü gibi zayıf yada Volkan Demirel gibi balina fizikli değil bu çocuk.Gayet atletik,iyi pozisyon alıyor,topu oyuna sokma hususunda da gayet başarılı.Ayrıca Murat Şahin,Oğuz Dağlaroğlu,Recep gibi yetenekleri sınırlı,fiziksel olarak yetersiz kalecilere dahi kalesinde şans veren Fenerbahçe Volkan Babacan gibi bir yeteneği harcamayacaktır,eminim.

12 Şubat 2009 Perşembe

Çok sarı fırtına; Ola Toivonen

PSV'nin ara transfer döneminde Malmö'den 4,2 milyon euro vererek takımına kattığı İsveçli oyuncu çıktığı 4 maçta 3 gol atma başarısı göstererek dikkatleri bir anda üzerine çekti.Aslında 22 yaşında olmasına rağmen İsveç'te 3 farklı klüpte toplam 107 maça çıkmış olması hakkındaki şüpheleri silmiş gibi görünüyor.Bulduğu forma şansını iyi değrelendirmesi ve ofansif ortasaha rolünde oynamasına rağmen skora katkısı ile Lodeweges'in güvenini kazandı.

Fakat herşey yolunda ilerlerken deplasmanda ilk golünü attığı ve 5-3 kazandıkları Volendam maçında 53'de 2.sarı karttan oyun dışında kaldı.2 maç ceza aldı.Şampiyonlar Ligine katılabilmek için önem arz eden AZ Alkmaar ve Groningen maçlarında oynayamayacak.Ama yine de sezonun bitimine kadar Toivonen PSV'nin en önemli silahlarından biri olacak.Belki de bundan önceki 3 transferinde olduğu gibi klübüne para kazandırarak Eredivisie'den daha büyük bir ligde oynayacak.

Derbi ateşi sardı gönlümü; Inter vs. Milan

Pazar saat 21.30'da Giuseppe Meazza'da oynanacak derbi için hafiften adrenalin salgılıyor bünyeler,midelerde karıncalanma başladı.

Milan'ın kazanmak zorunda olduğu bariz.Inter kaybederse her türlü telafi eder de Milan kaybederse neler olacak neler.Sky Italia olası bir Inter mağlubiyetinde Ancelotti'ye yol verilip Donadoni'nin takımın başına getirleceği haberini yayınladı.Ne derece doğru bilinmez ama Ancelotti'nin de kredisi dolmak üzre sanki.Kaka sakat ve maça yetişmesi zor.Klüp doktoru Jean-Pierre Meersseman Kaka'nın sadece maçın son bölümlerinde oynayabileceğini açıkladı.Kaka'nın rolünü bu maçta Ronaldinho üstlenecek.Ayrıca uzun süredir sakat olan Nesta takım ile çalışmalara başladı.Maç kadrosuna alınıp alınmayacağı henüz belli değil.
Diğer tarafta Mourinho'da ise sakatların iyileşmesi sevinci var.Takımını pazar akşamına tam kadro olarak hazırlayacak Portekizli antrenör.Materazzi,Chivu sakatlıktan çıktı,Samuel ve Maicon'un da katılımı ile savunmasında sıkıntı yaşaması beklenmiyor.Ortasahada Cambiasso,Stankovic,Zanetti ve Muntari'nin oynaması beklenirken Fransız ön libero Vieira'yı hazırlık maçındaki yorgunluğu ve bir sonraki Man.Utd. maçını da düşünerek yedek bekletecek.Forvette ise Zlatan ve cezası biten Adriano'nun oynamasına kesin gözü ile bakılıyor.
Zlatan demişken,Milan kalecisi Abbiati "Ben ve Julio Cesar'ın da omzunda çok yük olacak ama maçın skorunu kalecilerden ziyade Zlatan ve Ronaldinho'nun formları belirleyecek" dedi.Ayrıca meslektaşı Julio Cesar'ı överken "O dünyanın en iyilerinden biri olma yolunda ama en iyi Buffon" diye de ekleme yapmış.Güney Amerikalı kalecileri kıskanmış sanırım.

Pazar'a daha çok var bi posta daha derbi haberlerinden derleme yapabilirim.Özellikle Mourinho'nun maçtan önceki açıklamalarını dört gözle bekliyorum.

Yan Etkileri: Baş Ağrısı

Amaçsız hedefsiz futbol yansın,bitsin kül olsun.Hazırlık maçı niyetine federasyonların cukkayı doğrultma hareketlerinin tesiri altında kaldık bu gece.

Milli takımımızın hazırlık maçları ezelden beri keyif vermez,bırak keyif vermeyi can sıkar insanı kaşıntı tutar.Şu son Avusturya maçına kadar izlediğim tüm hazırlık maçlarımız oyun kurmakta sıkıntı çektiğimiz,ideal 11'i ilk yarının bitimi ile dağıttığımız,yerine eleme yada şampiyona maçlarında asla oynamayacak olan "genç" yeteneklerin denendiği maçlardı.Avusturya'da oynan maç da özünde maç değeri taşımayan ama atılan gollerle az da olsa seyir zevki veren bi maçtı.Bu ayarda bir hazırlık maçı olur ümidiyle oturduk tv karşısına.Gökhan o güzel golü atana dek sorun yoktu.Fakat golden sonra bildik tablolar yine sahnede.Saçma sapan top kayıpları,hedefi bulmayan şutlar ve ortalar,anlamsız driblingler yine baş ağrısı yaptı.Neyse en azından maçı kazandık derken Drogba o sevincimizi de aldı elimizden.
Sadece bizde de değil bu hazırlık maçı buhranı.Seyrettiğim İspanya-İngiltere maçı da fiyasko.Sahada İspanya var bi grup insan daha var ama onlar henüz takım olamamış.Koskoca İngiltere'sin sen be adam,Agbonlahor denen basiretsiz ile başlamış Capello.Zamanında Shearerların,Linekerlerin,Charltonların giydiği formayı şimdi bu çakma İngiliz Agbonlahor giyiyor.Yazık.2 top yapamayan kaleye şut dahi çekemeyen forvette boy ortalaması 1,95 olan C.Cole ve Crouch'a 1 tane kanattan top taşıyamayan İngiltere'ye acıdım.İspanya'da düşene bir tekme daha vuran cinsten oynadı.Tempoyu istediği gibi ayarladı,istediği zaman dinlendi istediği zaman saldırdı.Xavi ve Iniesta büyük topçular,bu gece bu maçtan yaptığım tek çıkarım bu oldu.Zaten İspanyollarla oynayacağımız maç hakkında bu gece oynanan hazırlık maçlarını izleyip bişeyler söylemek mümkün değil.Mücadele gücünü saklı tutan yada mücadele etme gereği dahi duymayan amaçsız oyuncular ve düzensiz oyun planları ile gelecekteki 2 maç için konuşmak zor.Ama Del Bosque takımın Avrupa Şampiyonası'ndaki uyumunu bozmadan sürdürmüşe benziyor.İspanyollardan puan almak zor olacak.
Hazır hazırlık maçlarına giydirmeye başlamışım bir lafım da hazırlık maçı taraftarlarına.Bu hazırlık maçına giden taraftarın milleti,dini,dili,ırkı yokmuş kardeşim.Tek tip insan bunlar.Yılda 1 kez stada gelen,hazırlık maçı olmasına rağmen suratını komando misali boyayan,"Beş çekicez abi beeeeş" diye kameraya el sallayan insanlar bunlar.Türkiye'de alışkındım bu tarz taraftara fakat İspanyol taraftarların da durumu aynı."Maç RTE'de izlenir.Ossasuna'ya sevgilerle" pankartını görmek üzereydim göremedim.

Bu geceden kalan; kötü oynanmış 2 adet futbol maçı,4 gol ve bir baş ağrısı.

11 Şubat 2009 Çarşamba

Kısa kısa...

-Inter Brescia'nın kalecisi Emiliano Viviano ile gelecek sezon için anlaştı.İtalya U21 takımında oynamış olan 23 yaşındak Viviano için Brescia'ya 3,5 milyon euro ödenecek.Viviano gelecek sezon Toldo'nun yerini almak istediğini söylemiş.Fiorentina altyapısından yetişen Viviano 2005 yılından bu yana Brescia kalesini koruyordu.

-Ajax'ın 26 yaşındaki kalecisi Stekelenburg Ajax'da mutlu olduğunu ve sadece eski takım arkadaşları Huntelaar,Wesley Sneijder,John Heitinga gibi üst düzey liglerin takımlarından teklif alırsa klübünden ayrılacağını söylemiş.

-Lazio başkanı Lotito kaleci Carrizo için "Serie A'ya gelir gelmez başarılı olmak zordur,Carrizo bunu anladı" demiş.Ayrıca Rossi'nin Carrizo'yu klübeye çekmesi ile ilgili olarak da "Rossi onu taraftar ve basının baskısından koruma için doğru olanı yaptı" demiş.

-Sam Allardyce kalecisi Paul Robinson'u İngiltere milli takımının 1 numarasına aday göstermiş."David James ile bu iş yürümez,Joe Hart,Green,Robinson veya Scott Carson kale için düşünülmeli" demiş.Bilindiği üzre İngiliz milli takım sorumlusu Capello İspanya ile oynanacak hazırlık maçından önce kadroya kale için David James Rob Green ve Joe Hart'ı davet etmişti.

Güney Amerika vs. Avrupa

İkisi de kıtalarının kralı değil miydi kardeşim? Belki şu son 1-2 yılda Arjantin hem takım olarak hem de milli futbolcularının kişisel başarısı olarak Brezilya'yı biraz geride bıraktı ama Brezilya Brezilya'dır her zaman.İtalya da son Dünya Kupası Şampiyonu ünvanına sahip.

Çıktılar sahaya oynadılar."E hazırlık maçı ama bu" diyip kaydadeğer bulmadan,değerlendirme yapmadan geçilebilir aslında.Ama sahada bana göre İtalya ve Avrupa futbolu adına büyük bir hezimet vardı.

Brezilya artık o 90ların sonu 2000lerin başı jenerasyonunu tamamiyle takımından uzaklaştırmış durumda.Çok genç aynı zamanda çok tecrübeli,her biri Avrupa'nın en büyük klüplerinde forma giyen futbolculardan oluşan geleceği çok parlak bir oyuncu portföyü.Turnuvalarda başarılı olup olamayacaklarını zaman gösterecek elbet,ama Dunga gerekli takım ortamını oluşturur ise uluslararası 2-3 turnuvayı domine ederek kazanabilecek bir takım ortaya çıkabilir.Bu gece bunun sinyalleri verildi.Ronaldinho,Adriano,Robinho gibi klüplerindeki hem saha içi hem saha dışı durumları pek parlak olmayan futbolcuların şahane bir uyum ile oynadıklarını gördük.Cafu'dan sonra Cicinho ile yamanan ama bir türlü eski işlerliğini kazanamayan sağ kanadın Maicon ve Dani Alves ile ayağa kalktığını gördük.Kalede Julio Cesar'da Serie A'daki Güney Amerikalı neden bu kadar fazla neden bu kadar çok tercih edildiğini gösterdi.İtalyan kaleciler artık iyi değil ama İtalya'da kaleciler şahane.Frey,Buffon,Julio Cesar,Abbiati vs vs. Bu sezonun başından beri takımlarına can veren kaleciler.

Dunga'nın bir tek savunmanın ortasında alternatifsiz kalma durumu söz konusu olabilir.Lucio ve Juan ayarında 2 stoperi daha yok elinde.

Stoper demişken,Cannavaro'nun partneri muhakkak ki Legrottaglie olmayacak gelecek maçlarda ama yine de Juventus gibi bir takımın stoperi bu kadar ağır olmamalı sanki.Zambrotta eski formunda değil,Grosso da Dünya Kupasında attığı golün hatrına oynatılıyormuş gibi.

Ha birde Milan'ın bu 30 yaş üstü oyuncu hastalığı İtalyan milli takımına da sıçradı sanki.Kadro mütemadiyen yaşlı hale geliyor.Gerçi hala gözler ortasahada Gattuso ileride Del Piero-Totti arıyor ama İtalya milli takımına da gençleştirme şart.Avrupa Şampiyonasında takımda tek yeni yüz olarak 31 yaşındaki Di Natale'yi gördüğümüzü düşünürsek 2010'da artık kabuk değiştirme süreci hafiften başlamalı.Balotelli,Dessena,Rosina,Giorgio Chiellini,Rossi,Robert Acquafresca gibi genç yetenekler takıma monte edilmeli.Aksi halde bu geceki gibi dinamik gücü çok düşük bir İtalya'nın Brezilya gibi Arjantin gibi takımlara karşı şansı çok az.Yine İtalya gibi yenilenme ihtiyacı duyan Fransa ve İngiltere'nin de en asgariden 2010 DK sonrasında yeni oyuncuları milli takım kadrosuna dahil etmeleri gerekecek.

9 Şubat 2009 Pazartesi

Che Portiere! - Frey

Peruzzi'nin Lazio'ya transferinden sonra Inter kalesine 19 yaşında gencecik bir Fransız geçmişti.Pagliuca ve Peruzzi'nin ardında 2 sezon bekledikten sonra kaleyi devralan bu marjinal görünümlü,genç ve tecrübesiz kaleciye Inter 1 sezon sabredebildi.Verona ve Parma'da geçen 4 sezonun ardından kariyerinin en formda günlerini yaşayacağı Fiorentina'ya geldi.Inter'in 1 yıl sabredebildiği o genç kaleci artık Serie A'nın en başarılı 3 kalecisinden biri durumunda.Geçtiğimiz Lazio maçındaki kurtarışlarıyla da gelecek yıl o çok istediği "Yılın Kalecisi" ödülünü Buffon'dan kapabileceğini gösterdi.Fransa milli takımı için ise Domenech'in kovulmasını beklemek zorunda.

İşte Frey'in bu sezon oynadığı maçlarda yaptığı kurtarışlardan bir kaçı;

Abramovich Scolari'ye yol verdi

Chelsea'de Avrupa Şampiyonası'ndan sonra göreve getirilen Felipe Scolari'nin görevine son verildi.Hull City'ye kaybedilen 2 puanın ardından lider ManU ile puan farkı 7'ye yükselmişti.

Böylece Abramovich Ranieri,Mourinho ve Grant'dan sonra Scolari'ye de yol vermiş oldu.Abramovich'in klübü satın alışından bu yana klüpten 3 adet üst düzey teknik direktörün takımdan gönderilmesi dikkat çekici.Takımı Scolari'nin yokluğunda Ray Wilkins çalıştıracak.Allah Wilkins'in sonunu Grant'a benzetmesin.

Lloris Fransa'nın en iyisi

209 Ligue 1 oyuncusu arasında yapılan anketin sonucuna göre Lyon'un kalecisi Lloris Ligue 1'in en iyi kalecisi seçildi.

Geçtiğimiz sezon başı Milan'ın kapısından dönüp Lyon'a transfer olan ve bu sezon başından itibaren Domenech tarafından Fransa milli takımında da forma şansı bulmaya başlayan 22 yaşındaki genç kaleci 85 oy alırken,yine Fransa milli takımının kalecilerinden Steve Mandanda 66 oy alarak 2.oldu.Mandanda'yı 37 oy ile Rennes kalecisi Nicholas Douchez takip etti.

Süpriz bir şekilde Çarşamba günü oynanacak Arjantin maçının aday kadrosuna çağırılan Carraso ise sadece 10 oy alabildi.

8 Şubat 2009 Pazar

Rossi'yi de al git

Fiorentina maçını uzun uzun yazmaya gerek yok.De Silvestri'nin atılması Frey'in iyi oyunu Gilardino'nun yeteneği ve üst üste kaybedilen 4.maç.Lotito maçtan sonra çıkıp "İyi oynadık aslında,mağlubiyeti haketmedik.Ama olsun haftaya kazanırız inşallah" şeklinde demeç verince bu adamı Lazio'nun kurtarıcısı olarak gördüğüm zamanlarımdan şüphe ettim.Acaba kafam mı iyiydi? Geç de olsa Lazio taraftarına katılıyorum,Lotito gitmeli. Ayrıca Rossi'nin kredisi de doldu. Muslera'dan kaleci olmayacağını 2 Milan maçında cümle alem anladı Rossi anlamadı. Diakite Kolarov gibi 2.sınıf futbolcular Lazio savunmasında oynayamaz.Stam'ın Couto'nun Nesta'nın terlettiği formaları bu adamlar haketmiyor.

7 Şubat 2009 Cumartesi

Yolun sonu; Fiorentina vs. Lazio

Sezona iyi başlayan ama kritik maçlardan puan çıkaramayan Lazio ile yine önemli maçlardan eli boş dönen fakat zirve takibine devam eden Fiorentina karşılaşıyor yarın.

Maç Fiorentina açısından lig öncesi hedeflerden en az birinde yarışa devam edebilmek için önem arz ediyor belki ama Lazio tarafında durum daha ciddi.Ligin ikinci yarısında 4 maç üst üste galibiyet yüzü görmeyen Lazio'da taraftar gergin,Delio Rossi endişeli.Kaptan Rocchi üzerlerinde bir baskı olduklarını ama büyük klüplerde oynamanın bu tarz maçlarda kazanmayı gerektirdiğini söyledi.Olası bir mağlubiyette Delio Rossi'nin ipi çekilebilir.Savunma kurgusu ile alakalı problemleri olan Lazio'da 2 önemli defans elemanı Siviglia ve Radu sakat.Kalede kriz devam ediyor.Milan fatihi Muslera bu maçta da Delio Rossi tarafından ilk 11'de sahaya sürülüyor.Fiorentina'da Mutu oynayabilecek durumda.Jovetic'in durumu maç saatinde belli olacak.

Muhtemel 11'ler;

FIORENTINA (4-3-1-2): Frey, Comotto, Dainelli, Gamberini, Vargas, Kuzmanovic, Felipe Melo, Gobbi, Montolivo; Mutu, Gilardino.

LAZIO (4-3-1-2): Muslera, De Silvestri, Cribari, Rozenhal, Kolarov, Brocchi, Ledesma, Matuzalem, Mauri; Pandev, Zarate